|
Türk Bayrağı Ve Dünü
Bayrak sözcüğünün aslı, "batrak"tır. Batıraktan yani batırmaktan gelir. Eski Türkler'de toprağa saplanan, "batırılan" mızrağın üzerine hanedanlığı temsil eden renklerde kumaşlar, ipler vb. asılırdı. Altın veya değerli madenlerden kurt başı gibi kağanlık alameti mızrağın ucuna takılırdı. Önceleri "Toprağa batırılan mızrak" anlamına gelen bayrak sözcüğü, zaman içerisinde " dalgalanan milli simge" ye kaymıştır.
Osmanlı Devleti'nden önce varolan Anadolu Türk devletlerinin kullanmış olduğu bayraklar ve bu bayraklara ait yapısal özelliklere ait yeterli bir bilgi mevcut değildir. Günümüz Türkiye'sinde halen kullanmakta olduğumuz Türk Bayrağı'nı ilk olarak bir Anadolu Selçuklu hükümdarı olanGıyaseddin Mes'üd tarafından Osman Bey'e gönderilen beyaz renkge sahip sancak olarak görürüz. 15. asırdan sonra kırmızı bayrak yerine Çaldıran Savaşında Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından yeşil olarak kullanılmaya başlanmıştır. III. Selim döneminde kullanılan bayrak bugnük kullanmış olduğumuz bayrağımıza en yakın şekle sahiptir.
Bu bayrakta hilal ile birlikte yıldız kullanılmıştır. Kullanılan bu yılzdızın sekiz köşesi vardı, beş köşeli yıldızın kullanılması ise 1842 yılında Abdülmecit dönemine denk gelir. 29 Mayıs 1936 tarihinde Saltanatın kaldırılması üzerine çıkartılan 2994 sayili bayrak kanunuyla Türk Bayrağı'nın şekli ve ölçüleri kesin bir şekilde tesbit edilmiştir. Türk bayrağının kullanılışının düzenlenmesi ise 28 Temmuz 1937 tarihli 27175 sayili Türk Bayrağı nizamnamesi kararnamesi ile gerçekleştirilmiştir.
Devletlerin sembolü olmak üzere belli renkli ve ölçülü kumaş üzerinde, yine belli ölçülü bir şekil taşıyan bayraklar bazen de bir teşkilatın ayırt edici sembolü olarak kullanılır. Devlet ve hükümet bayrakları; milli, askeri, harp, donanma, ticaret, servis, ülke ve kılavuz bayrakları, bir devletin veya milletin amblemi olarak kullanılan ve siyasi değeri olan bayraklardır. Milletlerarası bazı büyük teşekküller de husus. bayraklar kabul etmişlerdir: Birleşmiş Milletler; Kızılay', Kızılhaç, Kızılarslan, olimpiyat, Avrupa birliği, Pan-Amerikan birliği, eskiden de Balkan birliği, Tuna komisyonu gibi.
Çekilmiş bir bayrak çeşitli kısımlarda incelenir: bayrak gönderi veya direği, gönder tepeliği, makara, bayrağın salvosu, bayrağın uçkurluğu, boyu, genişliği, uçkurluk kenarı, uçum kenarı, bayrağın üst kenarı, bayrağın alt kenarı, bayrağın merkezi, bayrak mihveri.
Eski 'milletler ordu teşkilatında bilhassa alem kullanırlardı. Şekil bakımından bayrağa benzemeyen alem, madenden veya başka sert maddelerden yapılır, direk gönder veya mızrakların ucuna takılırdı. Sümerlerde alem veya amblem olara k ay ve güneş gibi gökyüzü cisimleri, kanatlı veya kanatsız kuşlar, arslan ve mitolojik hayvan şekilleri çizilir veya kazılırdı. Elamlar'da, Hititler'de, Urartu, Parth ve başka topluluklarda ay, hilal ve yıldız amblemleri kullanılırdı.
Mısır'da, İbraniler' de ve eski İranlılarda da çeşitli alemler görülür. Asurlarda amblem '- olarak, koşan bir boğa üzerinde durarak e yayını çeken bir askeri alırlardı. Kumaş bayrakların yapımı ancak Ortaçağda başladı. Bu devirde bayraklar daha çok dini ?mahiyet taşıyordu.Türkler Müslümanlıktan önce savaşlarda kahramanlık gösterenleri belirtmek için bir ipek parça şeklinde bayraklar kullanırlardı.
Kabile hayatı yaşarlarken, her kabilenin kendisin, ait bir alemi bulunurdu. Birleşerek bir birlik kurdukları zaman, baş olan han'ın kendine has bir alameti ve bayrağı olurdu. Son zamanlarda doğu Türkistan' da yapılan araştırma ve kazılarda üzerlerinde hayvan ve insan resimleri bulunan bayraklara rastlandı, Müslümanlığın kabulünden sonra kurulan bütün Müslüman Tür devletleri, hükümdarlığın . ve devletin diğer alametleriyle birlikte bayrak da kullandılar. Osmanlı imparatorluğunda, Mahmud I zamanında yeşil olarak kabul edilen donanma bayrakları,Selim III zamanında kırmızı oldu ve üzerindeki hilal şekline sekiz köşeli yıldız ilave edildi.
Bu devirde bayraklar kesin bir şekil aldı ve gemilerin direklerine çekilecek bayraklar ve üzerindeki alametler tespit edildi. Nizam-ı Cedid için kabul edilen bayraklar kırmızı veya fes rengi olup ortasında sarı renkte bir hilal vardı veya ortadakinden başka dört köşeye sarı renkte işlenmiş hilaller bulunurdu. II Mahmud devrinde yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla bayrak adı yerine sancak kullanılmağa başlandı. Bu sancaklar II. Meşrutiyetten sonraki yıllara kadar kullanıldı. Kırmızı zemin, üzerinde hilal ve yıldız bulunan bayrak XIX yy'ın ilk yarısında imparatorluğun milli ve resmi bayrağı olarak kabul edildi.
XIX. yy. ortalarında tuğralı bayraktan başka, gemilerde, hükümdar bulunduğu zaman çekilen ortasında güneş ve köşelerinde on iki ışık şekli bulunan bir bayrak da kullanıldı. İmparatorluk bayrağındaki sekiz köşeli yıldız Abdü1mecid devrinde beş köşeli hale getirilerek kesin şeklini aldı
Yeniçeri ocağını meydana getiren her ortanın bir bayraktarı vardı. Diğer kapıkulu ocaklarını teşkil eden her ortanın da yine' bir bayrakları bulunurdu. Sipahilerin de özel bayrakları ve bayraktarları vardı. Ayrıca beylerbeyleri ile diğer ümera da sefere giderlerken kendi bayraklarını taşıyacak özel bayraktarlara sahiptiler. Yeniçeri ortalarında bayraktar- aynı zamanda subay sınıfına mensuptu.
«Baş eski» denilen, orta -subaylarından sayılan nefer de bayrak taşıma işinde bayraktara yardım ederdi. Bayraklarını «alem» taşıyanına alemdar, «sancak» taşıyanına da sancaktar denilirdi. Bayraktar başına, alt kısmına beyaz sarık sarılmış mavi bir külah giyerdi, Arkasına kırmızı cüppe, ince entari ve kırmızı şalvar, ayaklarına da sarma çizme giyerdi.
 |
|
 |
|
| |
|
Türk Bayrağı |
|
Osmanlı Bayrağı |
|
|